8 Nisan 2016 Cuma

Dünya Bu Kadardı




Freni tutmayan bir aracın içinde debeleniyorduk ikimiz. Siz daha toydunuz o zamanlar, hatırlamazsınız. Son sürat yol alırken bozuk yolda, yanağınızı arka cama dayamış vaziyette dışarıya bakıyordunuz. Tümseğe geldiğimizde aracın sarsıntısını kulak arkası eder bir haliniz vardı. Kafanız cama vurduğunda yüzünüze bir güneş konduruyordunuz. Ne güzeldiniz o halinizle. Bir yandan size bir şey oldu mu diye kaygılanırken, diğer yandan kendimi alamıyordum gülüşünüze yem olmaktan.

Kimseye bir şeyi tam anlatamamanın hayfını çoktan süpürmüştünüz göz çevrenizden. Anlatmak, çoğu zaman çözümden çok düğümdü çünkü sizce. Şimdi düşünüyorum da, yanlış zamanlarda dünyaya karışmışız sizinle. Senaryo elime çok erken verilmiş benim. Ya da siz uyuyakalmışsınız gereğinden uzun. Bu büyüklüğe fazla küçüksünüz. Bedeninize sığmıyor düşünceleriniz. Birazını taşırım dedim. Hem, kocamandı ellerim. Sorun da buymuş meğer zaten.

Gövdesi kalın bir ağaca toslamakla nihayet buldu yolculuğumuz. Yüzlerimiz birbirimizin sevicine dayanarak ayrı omuzlarda aynı hüznü taşıyorduk. Görüyordum. İmkânsız deyişinizden de anladım. İçinizde bir hayat var derken de yanılmamışım. Ama dünya bu kadardı işte. Kayıp kıtamı keşfetmeme rağmen kasten başka suya dalacağım. Bir çığlık koparacağım sonra. Yeri göğü sağır eden sarı bir çığlık. Herkes yaşıma verecek. Kimse bilmeyecek.

İçimde koca bir stadyum yığını kadar ses yankılanıyor şimdi. Bir ağız dolusu tezahürat kulağımda uğulduyor. Gelmemiş zamanın sözcüklerini biriktiriyorum dişlerimin arasında. Bir gün kapı çalacak, ben de dizlerinizin önüne dizeceğim her vadesi geçmiş cümlemi. Mermiden hızlı koşan düşüncelerim, önünüze düşen saç teline yapışmıştır şu an belki de. Sağ elinizle arkaya atacaksınız itinayla, görebiliyorum. Üzerinizde mavi bir gömlek olacak. Bu sahneye en çok o yaraşır. Sonra bir sabah bunların hiçbiri yaşanmamış hissiyatıyla yataktan düşerek uyanacağım. Günün manşetlerine göz gezdirip iki yumurta kıracağım. Dünya bu kadar diyeceğim sonra. İyi bir giriş yapamasam da muhteşem bir son yazacağım.




8 yorum:

  1. Kimseye etmem şikayet ağlarım kendi derdime...

    YanıtlaSil
  2. çok iyi bir yazı :)
    aynı hüznü yaşıyoruz her dem..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Hüznü de sever olduk bir zaman sonra. Gide gele alıştık varlığına.

      Sil
  3. Mükemmel bir anlatım ama bir eleştiri yapayım müsaadenizle. Bence daha agresif olun, daha da etkileyici hale gelir.
    Sevgilerle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette neden olmasın?
      Sevgiler benden de :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...