24 Ocak 2016 Pazar

Olay Yerine İntikal 6


“ Saat kaç?”

“ Vakti.”

“ Yanlış. Görebiliyorum. İleriye almışsın bazı sahneleri. Bana bile dürüst davranmıyorsun.”

“Sana bakmadan daha iyi idare edebiliyordum. Arada, tamam kabul, çoğu kez seni de oyuna dâhil ediyor, suçu ikiye bölüyordum. Doğru ya da sapıkça olması bu düşüncelerin kimsenin umurunda olmadığını bildiğimden kendimce inandığım bu doğruya tutunup insanca bir çabaya girişmiştim.




İnsanca… Bir yerden duymuşsun. Sana ait değil bu kelime. Radyoda çalan ne?”

“Ezginin Günlüğü, Bilmiyorum Ne Olacak.”

“Tam duyamıyorum. Ses ver.”


Bir dokun bin ah dinle

Döner dünya dert içinde

Ademoğlu nisyan ile biz isyan ile


“Ne şimdi bu, mesaj mı veriyorsun bana bu şekilde?”


“Çünkü unutuyorsun.  Her insanoğlu gibi. Bilerek ve isteyerek. Yazgından beklentin, damarlarına toprak karışmış bir top marulu gibi çürük içinde. Suda bekletmeden aç düşlerini doyurma gayretinin yanında, ıslak naylonda küllü ruhunu muhafaza etmeye çalışıyorsun. Ciğerinde iki şehrin gökyüzünü taşırken kumar masasında bir üçüncü için bahse tutuşuyorsun. Çünkü unutuyorsun. Çünkü işine geliyor. Kulübesinden salıp bağını çözmeye kalkışsan karanlık renkleri, ellerine bir daha bulaşır diye ürküyorsun moloz yığınından. Ayrıca ben yokken neler olmuş? Buranın hali ne?”

Aynanın sesi, masaya inen bir yumruk gibi gürültülü ve ağır bir ritimde boşlukta sallandı. Sözlerinde haklı olduğunu inkâr edemezdi kadın.  Belki de sonsuz geçen saate mahkûm edilmiş gözleri, ilk kez serabın etkisinden kurtulup açılabildi . Odanın belli belirsiz her yerine yapışan kelimeler, örümcek ağına takılıp imla kuralından bihaber sözcük dizinleri oluşturuyor, tavandan aşağıya sarkıyordu. Duvardaki çizgi izlerini dışarıdan bir başkası görecek olsa yazmaya yeni başlamış küçük bir çocuğun parmakları gezmiş burada sanırdı. Eşyalar, terk edilmişliğin hüznünde ikinci el eşya alan bir alıcının ellerine kendisini teslim etmek için mümkün olduğunca hızlı söküyordu yamasını. Her köşede bir yere yetişmenin telaşı hâkimken kadın, kirasını bir ay daha vermişliğin rahatlığıyla küflü yiyecek kokularında zehri âlemin sefasını sürüyordu. Ufalandıkça kaya sertliğindeki benliği, etekleri yere değen annesinin çeyizinden kalma bordo perdeyi sağa sola kaydırıyordu. Üstündeki tavan, sanki yarılmış, bulutlar üzerinden geçiyordu. Tahtadan bir el göründü sonra. Kadının gözaltında biriken mor halkaları öpüp ayna büyüklüğünde kâğıt yığınını tekli koltuğunun yanına bırakarak olay yerinden arazi oldu. Yerinden koparılmamışçasına zihnine çivilenmiş daha nice sözleri, yerleşik hayata geçmenin hazırlığını zaten yapıyordu uzun süredir. Ancak kuru düşüncelerini dörtnala koşturmak için zemin henüz uygun değildi. Bir de adamın bakışları odanın her yerinde dolaşıyorken çıplak olamıyordu kendine karşı. 


“Temizle!”

“Neyi?”

“Konuşmasan da duyabildiğimi unutuyorsun. Hem zaten…”

“Hem zaten çabuk unutuyorum değil mi? Çok hoyrat davranıyorsun. Bazen seninle aynı bedende hüküm sürdüğümüze inanamıyorum. Diğer ben’imin bu denli sert, acımasız olabileceğini de…”

“Beni neden buraya gönderdiler sanıyorsun? İlk zamanlar tek başında işlerini hallediyor gibiydin. Yalnız, son iki yıldır gösterdiğin davranışlardan sonra karar merkezinde bana da yer açmalısın. İzin ver halledelim ve evlerimize dağılalım. Şu perdeyi aç. Yüzünü net göremiyorum. Daha anlatacaklarım bitmedi. ”

Kapı altından süzülen tozlu ışık, adamın gelişinin yakın olduğunu kadının kulağına fısıldar gibiydi. Koşar adım perdeyi açtı. O sırada çaydanlığın altının yakıldığını duyduğunda tüm hüzün huzmesi uygun adım kadına doğru sefere çıktı.

“Geç kaldık.”

“Örtüyü üzerime çek. Kanepenin arkasına iliştir beni. Tehlike geçtiğinde beni çıkarmayı da unutma. Haydi, git kapıyı aç.”

8 yorum:

  1. Desene kara bulutlar kolay gitmez, gitmesi için rüzgardan rüşvet alması gerekir. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Suça teşebbüsten alacağın ceza bile hafif kalır o bahsi geçen bulutların yanında..

      Sil
    2. Mevzu bahis derin yaralarsa, bu işler kalpleri aralar demek isterdim ama kalpleri yaralar daha kafiyeli oluyor. Suça teşebbüs nerde yok ki kimler asıldı kimler müebbet yattı, buda yırtar.

      Sil
    3. Bunda kurban diğerinde cani ola ola bugün hayıflandığı yarın meze niyetine önüne gelir. Sonra buyun kurtlar sofrasına..

      Sil
  2. Cunku unutuyorsun her insanoglu gibi.Cunku unutmak selam verdiyse bi kez aleykum selam demek gerek ic cekerek.Derinden ve serin.Yuregine saglik insan okudukca susuyor sana kana kana içmel istiyor ��������������������

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım arkadaşım. Yorumun, ilgin, her şey için..

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...