3 Aralık 2015 Perşembe

Karavana 2: Orta Durak

Kafamdaki tilkilerin gürültüsü artık dayanılır gibi değil. Çekip gitmeye kalksam “Geleceğin yer burası senin. Hem ne sandın bir çiçek açtı diye donuk beyaza bulanmayacak mısın?” manevrasına takılıyor paslı makasım. Biliyorum, birkaç satır yazsam aslında devrik cümlelerim de devrim yaratacak da… Bu cümlem bile tellere takılıyor baksana. Daha ilk dakikadan sarı kart yiyorum sana karşı…




Kendime bir anı söyledim az evvel. Yanına da rafadan bir heves. Eskiden olduğu gibi saçlarımı ortadan ayırıp uçlarını kıvırdım da geçtim karşına. Az kullanılmış, fazla yıpratılmış ve toza bulanmış kurşun yüklü kalp bu. Yine ağır geldi, biliyorum.  

Benim bahçe pamuk yetiştirmeye uygun bir toprak değil. Kötünün tatbiki bol, iyinin tahribi sere serpe. İyisi mi sen buradan sağa sola sapmadan dümdüz git. Yoksa müşkül bir yola sapıyor bu celse. Kaç volta attın bilmiyorum ama benim ayakkabılarım çoktan yağmura deli. Ama artık çiğ gecelerimde baykuş uğultusu duyulmuyor. Ve çıplak ayakla geçebiliyorum kırık kırmızı sayfaların üzerinden. Bu da iyi, diyorum. Bu da iyi…

Fark etmeden zehir bulaşmış bir nehri doğaya yeniden kazandırıyorsun. Görevini hakkıyla yerine getirip ilk yeşil ışıkta başka hatıralara çarpacaksın. Onu da biliyorum.

Ah kelimeler diyorum. Kendinden büyük yaralar açıp sonra yine aynı kelimelerle tekme tokat hasarı nasıl bastırıyorsun? Ben dipsiz değirmende öğütülürken ipin ucu çoktan kaçmış. Şu an hangi ağacın dalında baharı bekliyorsa orada kalsın diyorum ikinci bir emre kadar. Kalsın ki içimde kaynayan çamura dolanmasın sonsuzluğu. Şimdilik her şey yolundaydı çünkü.  Ve şimdilik…

* Devamı var...
Diğer Bölümler:

Karavana 1: Sarı Tezat
Karavana 3: Son Durak






4 yorum:

  1. Anlamsızlıkların bir araya gelip anlam yarattığı bütünler...

    YanıtlaSil
  2. Bu aralar herkes aynı melankolide galiba :) Ellerine sağlık canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizi bu havalar mahvetti :) Çok teşekkür ederim..

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...