10 Kasım 2015 Salı

Onun Son Cumhuriyet Bayramı





Cumhuriyet Bayramlarının günlerini ve gecelerini sabahlara kadar ayakta geçiren o zevkli, keyifli ve neşeli Atatürk, hayatının son Cumhuriyet Bayramı’nın gününü ve gecesini, Dolmabahçe Sarayı’nın bir odasında ölüm döşeğinde geçirdi. Süzülmüş, takatsiz ve solgundu. Artık günleri değil, saatleri sayılıyordu. Kesik kesik konuşuyor, yanındakiler de onu onaylayacak laflar söylüyorlardı. Bir aralık pencereden bol ışık aksetti. Elektriklerle donanmış bir Boğaziçi vapuru, sarayın rıhtımına yanaşacak kadar yaklaşmıştı. Alkışlar, ölümün kanat gerdiği bu hüzünlü odanın matemli havasını dalgalandırdı. “Üniversite gençleri tebrike gelmişler” dediler. İşaret etti, kollarına girildi. Pencere kenarındaki koltuğa oturtuldu. Ayağa kalkmak istedi, kaldırıldı. Eliyle vapurdakileri selamladı. Görüldü mü, sezildi mi bilmiyorum. Vapurda bir alkış tufanıdır koştu. Yaşa sesleri göklere yükselirken vapur da hareket etti. “Dağ başını duman almış” ın ilk nağmelerini işiten Atatürk, yanındakilere döndü. Cansızdı fakat gözlerinde zekânın ve iradenin ışıkları parlıyordu. Fütursuz ve teessürsüz bir sesle gençlere işiteceklermiş gibi: “Bu bayramlar ve yarınlar sizindir, güle güle…” dedi. Atatürk yatağına yatırıldı. Kılıç Ali’yi sert bir öksürük tuttu, dışarıya fırladı. Ben de çıktım.

Hemşiresi, kızları, arkadaşları, adamları için için ağlıyorlardı. Ben de onların arasında idim.*

                                                                                              Şükrü Kaya
                                                                                              -Hatıralar-


* Yalın İstenç Kökütürk ’ün Atatürk’ü Anlamak adlı eserinden alınmıştır.


Saygıyla...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...