9 Kasım 2015 Pazartesi

10 Kasım: Atatürk’ü An(la)mak


Sınıf tahtasının üstündeki çerçevelerin birinde gülümsüyor. Üzerinde yakası tüylü siyah kabanı. Orta sıranın en önünde oturmuşum. Ders sırasında ara ara kafamı kaldırıp bakışlarına bakıyorum ne diyor olabilir şu an acaba, diye. Bana öyle geliyordu ya, sanki dersi dinlemezsem ya da yeterince çalışmazsam kaşlarını çatacaktı yukardan bana. Bir de sınıfta ne tarafa gitsem gözleri ile beni izliyormuş gibi geliyordu.


İlk 10 Kasım’ımdı. Öğretmen onun ölümünü anlatıyordu. Bense gözüm kapıda, sınıfın kapısı birden açılacak ve içeri o girecek sanıyordum. “Yüreğimizde yaşıyor”. Ondan herhalde. Siren sesinin, saatlerin durduğu o vakitte çalması da ürpertmişti beni. “Gelecek o. Kapatın şu sesi!”


Şimdi gülümseyerek andığım o anın büyüsü nasıl bozuldu, nasıl farkına vardım bilmiyorum gerçeği ama sevindiğim taraf, Atatürk aşkıyla büyümek ve onu, olduğu değerinden hiç düşürmemek…

Anmak, anlamaya çalışmak, anlamayı istemek, kavrayabilmek…
Devrimci, entelektüel, asker, sanatsever bir eylem adamını…
Bir büyük insanı…
57 yıllık yaşamını…
Yukarıdan kaşlarını çatmışsa şu an,
Ya da izliyorsa nereye gidersek bizi…
Tam da öyle…
“İzindeyiz.”diyoruz ya
İzindeyiz…
Ve sonsuza dek…





2 yorum:

  1. Sonuna kadar izindeyiz. Güzel anlamlı paylaşım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için..

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...