4 Ekim 2015 Pazar

Ya Sev Ya Terk Et

"Ya hep ya hiç, ya gel ya git
Ya az ya çok, ya var ya yok
Bugün beni ya sev ya terk et
Yakın uzak, iyi kötü
Yaşa ya da unut dünü
Bugün beni ya sev ya terk et
Ya içindesin ya dışında
Nasıl olurdu diye meraktansa
Kazansak da kaybetsek de
Denemeye değmez mi?
İkimiz de yorgunsak da
Denemeye değmez mi?
Ya hep ya hiç, ya gel ya git
Ya az ya çok, ya var ya yok
Bugün beni ya sev ya terk et
Yakın uzak, iyi kötü
Yaşa ya da unut dünü
Bugün beni ya sev ya terk et
Ya içindesin ya dışında
Nasıl olurdu diye meraktansa
Kazansak da kaybetsek de
Denemeye değmez mi?
İkimiz de yorgunsak da
Denemeye değmez mi?"


Şebnem Ferah'ın  "Od" albümünün şu ara en sık dinlediğim şarkısının sözleri yukarıda paylaştığım. Sözlerinin derinliğinde kaybolurken kliple de  toplumun kanamaktan iliğini kurutan yarası bulaşıyor üstüne. Konu üzerine kaç haber yapıldığı,  program düzenlendiği, eylem ya da şarkı yapıldığı hakkında  sağır olası geliyor insanın. Duymalı oysaki. Gözüne soka soka  gösterilmeli daha fazla. 








"Ya Hep Ya Hiç" şarkısının klibinde bir daha hatırlıyoruz bu acıyı Şebnem Ferah ile birlikte. Çok da başarılı olmuş. Keşke böyle şeyler olmasa da üzerine böyle klipler çekilmese.





Klibin kendisinden sonra şarkının sözlerine takıldım bir süre. Dinlerken şarkıyı  Şems-i Tebrizi  sözlerinden bir tutam kokladım dalından: "Ya tam açacaksın yüreğini, ya da hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın, ya siyahı ya beyazı seçeceksin." Sonra Murathan Mungan'ın bahçesinde gezindim:


"Ya dışındasındır çemberin 
Ya da içinde yer alacaksın 
Kendin içindeyken kafan dışındaysa 
Çaresi yok kardeşim 
Her akşam böyle içip, kederlenip 
Mutsuz olacaksın 
Meyhane masalarında kahrolacaksın 
Şiirlerle, şarkılarla kendini avutacaksın 
Ya dışındasındır çemberin 
Ya da içinde yer alacaksın." dizeleriyle.



Yetmezdi  elbet. Üstüne Samuel Beckett selam durmalıydı görevi devralarak:"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil."







Bir şarkı içinde böylesi düşünceleri sıra sıra geçirdi aklımdan Ferah.  Bir hudut arıyoruz sevgimizde, ilişkimizde, işimizde. Şu kadar olsun, şöyle olmasın diye diye... Bir dene hele. Denemeden bilemezsin. Belki de kaybettiğinin arkasında küçülen bir gölge olmayı seçiyorsun. Bunu en iyi sen bilebilirsin.  

Aktüel dergisi röportajında şöyle söylüyor Şebnem Ferah:

"Her türlü sevgi gösterisi çok kıymetli. Sevgi en özgürce, en cömertçe yaşadığımız şey olmalı. Ya öyle olsun, ya da olmasın diye bir sürü şeyi idealize edip resmen hayatı yaşamayı kaçırıyoruz. Halbuki belki bu konuda vidaları biraz gevşek tutmak lazım, rahat olmak lazım. Herhangi bir şeye korkuyla yaklaşmak yerine arzuyla yaklaşmak lazım. Bunu sadece ikili ilişkiler için söylemiyorum, yapmak istediğimiz şeylere de mesleklerimize de arzuyla, tutkuyla yaklaşınca hayat çok daha zevkli oluyor."


Sıkılan her vida belki de en sıkı olduğu yerden zarar görüyordu. Gömüyordu hisleri, şefkati, sevgiyi... Gevşetin o vidaları, buz tutan kalbe sevginin sıcaklığını basın. "Savaşa savaşa değil, barışa barışa kazanacağız." Öğrensek ya artık şunu. 


                                          

4 yorum:

  1. Çok seri yazı yazıyorsun bunu zamana yaymalısn. :) Şebnem Ferah'ın bu albümden Yarım şarkısı favorimdir. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu paylaşmadığımı fark ettim:) Bahsettiğin şarkıya denk gelmedim. Hemen göz atıyorum :)

      Sil
    2. Sen şarkıya göz atta ben yazıyı yazdığın tarihe bakmadan cahilce bugün yazdığını düşünmüşüm. :)))

      Sil
    3. Estağfrullah. Bugün paylaşınca öyle düşünmek gayet normal.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...