13 Ekim 2015 Salı

Vicah

Kabul edilemez bir yanlışın ortasında durdum bugün. Yüzümü yanmış kablo kokulu rüzgara dönerek... Ayağıma yok sayışlar, görmezden gelişler ve yer yer fark edilişlerin paslı çivileri takılıyor şimdi. Bu yaralarla senelerce yaşayıp şimdi varlığından haberdar olmanın şaşkınlığını atamıyorum üstümden. Mazur gör. 





Bir filmin kaç senaryosu olursa o kadarını izleyip, sonun, aynı kavşaktan dönmeden olduğu yerde aynı bataklıkta gark olduğunu biliyorum. Anlatmana lüzum yok. 

Tesellinin tesiri dahi edemeyeceği müşkül yerlerden geldim. Alışkınım. Kusurunun bakılacak yüzsüz yüzü yitik bu sebeple. Biriktirdiğim şarkılar, zaruri hissiyatın ve eylemin ellerinde parçalarını havaya savuruyor. Bu duyguyu sevmiyorum artık.

Sonsuz girdabın içinde belirsiz aralıklarla bir ses yankılandı çok kez. Sesin aldatıcılığını bile bile tarif ettiği yöne doğru ilerlemeye fırsat vermeden gün ışığında kaybolan kelebekler de gördüm gökte. Havai fişek bile bir kez patlatılmaz patlatılmak istendiğinde, değil mi? “Bir kedi gördüm sanki.”diyen Tweety’i en iyi anlayan benim... Hayır, saçmalamıyorum.

Yastık altı notlarının üstünde, kitap aralarına sıkıştırılmışlardan daha büyük ve uzun manifestom bu. Zaman tuzuna yatırmışçasına da keskin...

Şimdi gel iki “ama”nın belini kıralım. Sahi ne kadar oldu? Akşam kızıldı, gündüz sarı...İkisi arası yazarından imzalı bir kitap sayfası... Bu sefer şişe gereğinden fazla dönmedi mi sence de? Kimde duracağı kestirilen sonsuz bir tekrarı gel bozalım şimdi. Adımı sen koyma bu kez. Ve mümkün mü? 



6 yorum:

  1. ������mümkün mü?

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel cok begendim.Yureginize saglik.Sevgilerrr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğinize çok sevindim. Teşekkürler..

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. İki olasılık da bizim elimizde sanırım. Hangisine yakın durmakta ya da hangisini mümkün kılmayı istemekte yatabilir sorun..

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...