2 Ekim 2015 Cuma

Doğa Seni Çağırıyor!



Yürüyünce yollar aralanır. İlerlemektir yürümek çünkü. Durmak ne kadar zor bir eylemse yürümek sudur. Ama toprak, ama çamur, ama çimen sesinde... Sen nereye bastın anılarından? Hangi bulanık suyun üzerinden atladın? Belki sarı gökyüzüne bakmışsındır yarı kısık gözlerle...


Her başlangıç için bir adım gerek ya hani? Bende de ayaklarım ayaklandı önce. Kalk, dedi, gidiyoruz. "Çok durdun. Başlangıcın buradan olduğunu söylüyorum sana, anlıyor musun?"






Bir gezi hikayesinin başlangıcıdır bu. Benim gibi yeşili, dağı, tepesi bol yerde yaşıyorsan yüzünü doğaya çevirme ihtimalin pek yüksek. Bir şekilde, zamanının bir köşesinde, bir parçan "Doğa seni çağırıyor!" diyecek.  Bendeki sesle, şehrimde, bende şehrimden uzak yerdeymişim hissiyatı uyandıran bir yerde, Kulüp Bahçe Cafe'de  karşılaştım (Bu cafeye başka bir yazımda özellikle değinmek istiyorum, böyle araya sıkıştırmakla kalınmayacak kadar şirin çünkü). 







TRADOST  (Trabzon Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Kulübü Derneği) tarafından düzenlenen doğa sporları faaliyetlerinden Çaykara ilçesi Ökseotu Mezeresi yürüyüşüne katıldım bu ay başında. Dedim ya çoktur dağı, tepesi bu şehrin ve sever Karadeniz insanı köyü, yaylayı, mezereyi.  Yaz başında sürer hayvanını yaylaya, sırtlanır yükünü, "Modern yaşam sizin olsun benim ilacım yayla." dermişçesine. Vurduk biz de kendimizi sırt çantamızda yakıtlarla. 13 km...Yol kenarı meyveleri ile şenlendirdik midemizi.  Doldurduk sıra sıra su şişelerimizi doğal suyundan. Varış noktamızda verilen mola, enerji depolama ve misafirperver insanımızın bir demlik çay ve ev yapımı poğaçaları ardından dönüş yolu...







Grubumuzun başı, bizi bu sefer araba yolundan değil, kestirme yollardan götürdü. Mısır, fındık bahçelerinden geçerken ısırgan otunun selamından da nasibimizi bolca aldık. Bir de ufak kaymalar, yere düşmeler olmadı da değil hani.  13 km sonunda şehir merkezine bizi götürecek arabaya bindiğimizde yorgunluğun üstüne kısa uyku çekmeyi de ihmal etmedik.







Yol vardı. Yürüdük geçtik geçmiş ayak izlerinden.  Toprak, çamur, çimen sesleriyle..  Şimdi bir göz kırp batan güneşe. Doğa her zaman seni çağırıyor aslında. Sen hazır mısın, onu bir de hele..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...